Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedi Erol ŞAŞMAZ
  İZMİRİN ÖZEL MEKANLARI
  İZMİRİN MEDRESELERİ
  İZMİRİN LEVANTEN EVLERİ
  İZMİRİN ÖREN YERLERİ
  İZMİRİN MÜZELERİ
  İZMİRİN ENDÜSTRİ MİRASI
  İZMİRİN İLÇELERİ
  İZMİRİN CAMİLERİ
      MERKEZ CAMİİLERİ
      ÇEŞME CAMİLERİ
      BUCA CAMİLERİ
      KARABAĞLAR CAMİLERİ
      ÇİĞLİ CAMİLERİ
      ALİAĞA CAMİLERİ
      BALÇOVA CAMİLERİ
      BAYINDIR CAMİLERİ
      BAYRAKLI CAMİLERİ
      BERGAMA CAMİLERİ
      BEYDAĞ CAMİLERİ
      BORNOVA CAMİLERİ
      DİKİLİ CAMİLERİ
      FOÇA CAMİLERİ
      GÜZELBAHÇE CAMİLERİ
      KARABURUN CAMİLERİ
      KARŞIYAKA CAMİLERİ
      KEMALPAŞA CAMİLERİ
      KINIK CAMİLERİ
      KİRAZ CAMİLERİ
      MENDERES CAMİLERİ
      MENEMEN CAMİLERİ
      ÖDEMİŞ CAMİLERİ
      SEFERİHİSAR CAMİLERİ
      SELÇUK CAMİLERİ
      TİRE CAMİLERİ
      TORBALI CAMİLERİ
      URLA CAMİİLERİ
  İZMİRİN KİLİSELERİ
  İZMİRİN ANITLARI
  İZMİRİN ŞEHİTLİKLERİ
  İZMİRİN HANLARI
  İZMİRİN HAMAMLARI
  İZMİRİN KAPLICALARI
  İZMİRİN ÇEŞMELERİ
  İZMİRİN SU KEMERLERİ
  İZMİRİN KÖPRÜLERİ
  İZMİRİN KALELERİ
  İZMİRİN TÜRBELERİ
  TARİH VE KÜLTÜR TURİZMİ

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  İletişim   
YALINAYAK CAMİİ – TİRE

Yalınayak Cami Ertuğrul Mahallesi'nde yer alan külliyenin bir parçası olan cami sadrazam Ferhat Paşa'nın oğlu Hasan Çavuş tarafından yaptırılmıştır.

Hasan Çavuş devletin güvenilir Divan katiplerindendir. Kanuni'nin Zigetvar Kalesi'nin fethinden hemen önce 6-7 Eylül 1566 gecesi vefat etmesi üzerine Şehzade Selime durumu iletecek mektup sadrazam Sokullu Mehmet Paşa tarafından Hasan Çavuş aracılığıyla ulaştırılmıştır.

Böylesine gizli ve önemli olayda onun görevlendirilmesi devlet katında sağladığı güvenin ifadesidir.

Yazıtı olmayan caminin hangi tarihte yapıldığı bilinmemekle birlikte camide şamdanları bulunan sadrazamlar Ferhat Paşa ile Selefi Siyavuş Paşa nedeniyle 16 yüzyılın sonlarına yerleştirmek daha doğru olur. Bu da büyük bir olasılıkla 1591-1593 yıllara arasını kapsamaktadır.

Camide bulunan bronz şamdanlardan ikisi Halef- Selef Sadrazamlara aittir. Bunlardan sağ tarafta yer alan şamdanın üzerinde “Hasan Çavuş İbn-i Ferhat” ifadesi yer almaktadır. Küçük şamdanlar ise Siyavuş Paşa'ya aittir.

Bir diğer belge süslemeleri yapan Yesari Mehmet Nazif Efendi yazıtıdır . Caminin 1875 tarihli tarihe ait onların yazısı vardır.

“La ilahe illallah sene 1292/1875
İinnas salate kânet alel mulilinir kitaben
Mevkuta sadakallahülazim.
Ketebehüı el fakir Mehmet Nazif el-yesari'yi râbi

Caminin önemli özelliklerinin başında dört cepheden Harem genişliği sağlamasıdır. Işık zenginliğine sahip caminin Kayda değer özellikleri içinde süslemeleri ile minber işçiliği dikkat çeker.

Nakkaş Mehmet Nazif Efendi'nin ortaya koyduğu süslemeler gerek iç mekanda gerek son cemaati yerinde olsun Osmanlı klasik döneminin gözde örneklerindendir.

onarımlara karşın yapısal özelliklerinden bir şey yitirmemiştir. Caminin onarım gördüğü tarihler 1894-1925-1940-1949 ve 1960 yıllarını kapsamaktadır.
Son son cemaat son cemaat yeri 5 bölümlü olan caminin Harem ölçüleri ise 9m.X 9 m.dir. Kubbeye geçişler pandandiflerle sağlanan caminin minaresi batıda yer almaktadır.

Canlılığını koruyan bir önemli konu da cami ve hamamın planının Mimar Sinan tarafından çizildiği konusudur: Bu konuda var olduğu ileri sürülen yazıt Henüz ortaya çıkmış değildir. Bu söylemlerin halk dilinde dolaşmasının yanı sıra halkevi dergileri ile çeşitli yayınlarda görülmesi camiyi daha da dikkat çekici hale getirmektedir. 1929 yılında kenti ziyaret eden Bavyeralı sanat tarihçi Reicftail de bu anlatımlarla dikkati çekmektedir. Onarımlar sırasında yazıtın görülmesi ancak yerinin saptanmaması bir tarihsel gerçeği aydınlatılmasını geciktirmektedir.

Cami Bahçeden yaklaşık 1 metrelik bir platformla ayrılır. Havuzlu kahve altında yer alan cami tepenin Eteğinde yer aldığından bir platforma alınan zemini ile görüntü güzelliğine de alınmıştır.Caminin batıda bir hazinesi bahçesinde ise oldukça güzel bir şadırvanı vardır. Şadırvanı bir çember olarak dolaşan Kurna alınlıkları her kurnada değişen motif ve şekil bezemeleri ile farklı bir güzelliğe sahiptir. Bu Tire şadırvanları içinde onu farklı kılan bir özelliktir

1834 yılında caminin 7 Vakıf dükkanı ile hamam gelirleri 600 kuruştur. Ayrıca 345 kuruş parası bulunmaktaydı.
Caminin 1840 (H 1256) tarihinde yapılan Vakıf muhasebe işlemlerinde mütevellisi Hüseyin İbni Mehmet Efendi huzurunda geliri 6303 masraflar ise 920 kuruş olarak kaydedilmiştir.

KAYNAK: A.MUNİS ARMAĞAN
FOTOĞRAFLAR: EROL ŞAŞMAZ
YALINAYAK CAMİİ – TİRE Fotoğraf Galerisi