HacıMahmud Camii(Gedusizâde Hacı Abdullah)Medresesi–(Konak Merkez)
Hacı Mahmud veya Gedusizâde adıyla şöhret bulmuş olan medrese, İzmir’de Kemeraltı Caddesi’ne açılan İkinci Beyler Sokağı nihayetindeki Hacı Mahmud Camii’nin yanındaydı. Buradaki medresenin oluşum süreci üç aşamalı olup her birini ayrı ayrı ele almayı tarihsel kronolojiyi takip etmek bakımından daha uygun buluyoruz. Ancak bu hususa geçmeden önce mevcut çalışmalarda bu cami ve bânisine dair ifade edilen iki iddiayı açığa kavuşturmakta fayda vardır.
Öncelikle Baykara, Evliya Çelebî’nin Hacı Mahmud Camii’nden bahsettiğini ifade ederek bu yapının on yedinci yüzyılda yapılmış olabileceğini belirtir. Ancak Seyahatname’de Mahmud Efendi Camii’ne dair bir bilgiye rastlayamadık.
İkinci olarak Aktepe, Mahmud Efendi Medresesi için sadece Hatuniye Mahallesi’nde olduğunu kayderken, Cami Atik Mahallesi’ndeki Hacı Mahmud Camii için vakıf fişlerindeki kayıtlara nazaran Mustafa Efendi tarafından yaptırıldığı halde Hacı Mahmud veya Mahmud Hoca Cami adıyla şöhret kazandığını, bu bakımdan Mahmud Efendi’nin aslında bâni değil camide hocalık yapmış bir zat olabileceğini belirtir.
Ancak Aktepe’nin cami bânisi hakkındaki değerlendirmesine esas oluşturan kayıtlar, Cami Atik Mahallesi’ndeki Mahmud Efendi Cami hakkında değildir. Bu kayıtlar sonradan Yeni Mahalle denilen mahalle-i Cedid’deki Alaca Mescid adıyla bilinen Mustafa Efendi Camii’ne dairdir. Nitekim 4 Recep 1204 (20 Mart 1790) tarihinde vakıf mütevellisi ve cami imamı atamasının yapıldığı kayıtlarda; “mahalle-i Cedid’te Mahmud Hoca nâm-ı diger Alaca Mescid dimekle marûf Hacı Topal Mustafa’nın tamîr ve tevsi eylediği cami” şeklinde yer almaktadır.
On sekiz ve on dokuzuncu yüzyılda farklı tarihlerde camiye görevli ataması yapılan kayıtlarda aynı şekilde ismi benzer cümlerle zikredilen bu cami ile Cami Atik Mahallesi’ndeki Hacı Mahmud Camii’nin aynı yapılar olduğunu söylemek mümkün değildir.
Elimizde şu an için herhangi bir vakfiyesi bulunmadığından Cami Atik Mahallesi’nde yer alan Mahmud Efendi Camii ve medresenin ilk olarak ne zaman inşa edildiğini tespit etme imkânımız olmadı. Bu bakımdan mevcut tevcih kayıtları ve Odunkapılızâde Ahmed Efendi’nin on sekizinci yüzyıl ortalarına ait vakfiyesi hem cami ve medresenin bânisi hem de durumu hakkında bilgiler vermesi bakımından kıymetlidir. Herşeyden evvel bu kayıtların tamamında cami ve medrese bânisinin, Hacı Mahmud adında bir zat olduğunun yer aldığını ifade etmek gerekir.
Mesela vakfı idare eden Havva Hatun’un vefatı ve yerine Şerife Hatice Hanım’ın mütevelliye tayin edildiği 1760 yılına ait tevcihte bu husus; “Câmi Atik Mahallesi’nde el-Hâc Mahmud b. Abdurrahman nâm sâhibü’l-hayrın binâ eylediği câmi-i şerîf ve medrese-i latîf” ibaresi ile dile getirilmiştir.381 Ekim 1720’de ise “Cami Atik Mahallesi’nde el-Hac Mahmud darülkurra medresesi” şeklinde tanımlanan medresenin şeyhülkurrası olan Hafız Mehmed Efendi’nin, vakfın nukud akçe tevliyetine getirildiği yer almıştır.
Darülkurra medresesinin müderrisine dair elimizdeki bu tek kayıt, hem medrese bânisinin Mahmud Efendi olduğunu hem de bâninin cami ile beraber bir darülkurra medresesi yaptırdığına işaret ediyor olmalıdır. Vakıf tevliyetinin tevcihine dair olan diğer kayıtlardan Mahmud Efendi’nin vakıf tevliyetini evladından salih olanlara şart kıldığı görülmekle beraber müderrislik için böyle bir şart olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
Hacı Mahmud Camii ve medresesinin tevcih kayıtlarına dair olan bir diğer kayıt medresenin hangi tarihten beri ayakta olduğuna kaynaklık etmesi ve buradaki medrese müştemilatının zamanla genişletildiğinin anlaşılması bakımından önemlidir. 1711 yılı sonlarına ait olan bu tevcih aynen şu şekildedir: “Cami Atik Mahallesi’nde Hacı Mahmud Camii havlusunda Gedusizâde Hacı Abdullah ve Karamanî Hacı Mustafa binâ eylediği dört aded hücerâtın dersiâmı olmamağla cami-i mezbûr imâmı ve şeyhi Hafız İbrahim’e inâyet”. Bu kayda nazaran Hacı Mahmud Camii ve medresesinin on sekizinci yüzyıl başlarında mevcut olduğunu ve bu dönemde avlusuna eklenen talebe hücrelerine, cami imamı ve muhtemelen şeyhülkurrası olan zatın dersiâm olarak tayin edildiğini söylemek mümkündür. 1742 yılı ortalarında medrese odaları dersiâmlık cihetine tayin edilen Hafız Abdurrahman’nın tevcihinde de cami bünyesinde el-Hac Abdullah ile Karamanî el-Hac Mustafa’nın bazı odalar ilave ettiği kayıtlıdır.
Hacı Mahmud Medresesi’ne on sekizinci yüzyıl ortalarında yeni talebe hücreleri inşa ederek buradaki müştemilatı biraz daha büyüten bir diğer kişi elimizde vakfiyesi bulunan Odunkapılızâde el-Hâc Mehmed Ağa b. Ahmed Ağa oldu. Cami Atik Mahallesi ahalisinden olan Mehmed Ağa aynı zamanda müderris olup bu mahallede bir mescid de inşa ettirdi. 23 Cemaziyelahir 1166 (28bMart 1753) tarihli vakfiyesine göre Cami Atik Mahallesi’nde haremlik ve selamlıktan oluşan konağının yanına dört yeni talebe hücresi inşa ederek bunları el-Hâc Mahmud Camii Medresesi’ne zam ve ilhak etti. Vakfiyede, vakfettiği çok sayıda mülkün gelirinden vakıf personeline ve yakınlarına tahsisatlar ayırdığı gibi inşa ettiği hücrelerde sakin talebelere aylık otuz para, burada ders veren müderrise kırk para vazife tayin etti. Vefatına kadar bu medresedeki müderrislik vazifesini üzerine alıp vefatından sonra aynı görevin Mahmud Efendi Medresesi’nde müderris olan kişi tarafından yapılmasını istedi.
Mehmed Ağa’nın yaptırmış olduğu yeni hücrelerden sonra medreseye tayin edilen müderrislerin tevcihatında Hacı Mahmud Camii bünyesindeki tüm hücrelerin müderrisi olduğu yer almaktadır. Nitekim yukarıdaki vakfiyeden bir yıl sonra “el-Hac Mahmud Ağa Camii emâmında Gedusizâde Hacı Abdullah ve Karamanî Hacı Mustafa Medresesi ittisalinde Kapılıoğlu Hacı Mehmed’in dört bâb medrese odalarının” tevliyet ve müderrisliği, 1742 yılından beri müderris olan Hafız Abdurrahman’a tevdi edildi.
On sekizinci yüzyıl ortalarından önce medreseye müderris tayin edildiği ve bu tayinlerin aynı yüzyılın sonlarına kadar devam ettiği görülmektedir. Müderris el-Hac Mustafa’nın vefatından sonra 1742 yılında göreve gelen Hafız Abdurrahman, 1760 yılında görevini rızasıyla Hafız Mehmed Efendi’ye bıraktı.387 Diğer taraftan aynı yılda Abdurrahman Efendi’nin vefatını müteakip Halil Efendi’ye müderrislik tevcih edildi ve tecdid beratından anlaşıldığı kadarıyla 1775 yılına kadar burada müderrislik yaptı.
KAYNAK: OSMANLI DÖNEMİ İZMİR MEDRESE VE KÜTÜPHANELERİ ( Yasin TAŞ )
HacıMahmud Camii(Gedusizâde Hacı Abdullah)Medresesi–(Konak Merkez) Fotoğraf Galerisi