Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedi Erol ŞAŞMAZ
  İZMİRİN ÖZEL MEKANLARI
  İZMİRİN MEDRESELERİ
      MERKEZ MEDRESELERİ
      URLA MEDRESELERİ
      BAYINDIR MEDRESELERİ
      ÖDEMİŞ MEDRESELERİ
      SEFERİHİSAR MEDRESELERİ
      TİRE MEDRESELERİ
  İZMİRİN LEVANTEN EVLERİ
  İZMİRİN ÖREN YERLERİ
  İZMİRİN MÜZELERİ
  İZMİRİN ENDÜSTRİ MİRASI
  İZMİRİN İLÇELERİ
  İZMİRİN CAMİLERİ
  İZMİRİN KİLİSELERİ
  İZMİRİN ANITLARI
  İZMİRİN ŞEHİTLİKLERİ
  İZMİRİN HANLARI
  İZMİRİN HAMAMLARI
  İZMİRİN KAPLICALARI
  İZMİRİN ÇEŞMELERİ
  İZMİRİN SU KEMERLERİ
  İZMİRİN KÖPRÜLERİ
  İZMİRİN KALELERİ
  İZMİRİN TÜRBELERİ
  TARİH VE KÜLTÜR TURİZMİ

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  İletişim   
Berberzâde Medresesi –(Konak Merkez)

Berberzâde Medresesi’nin bânisi Cami Atik Mahallesi sakinlerinden Berberzâde el-Hac Ahmed Ağa b. Mehmed b. Abdullah’dır. Vakfettiği mallarına bakıldığında zeytin ve zeytinyağı ticaretiyle meşgul olduğunu tahmin etmek mümkündür. Medrese için kaleme alınan vakfiye, Ahmed Ağa’nın vefatından kısa zaman sonra çocukları arasındaki miras davası üzerine kaydedilmiştir.

Oğlu Mahmud tarafından tescil ettirilen vakfiye 2 Zilkade 1164 (22 Eylül 1751) tarihli olup vakfiye şartlarının tamamını içermektedir. Bu kayda göre Ahmed Ağa vefatından bir buçuk sene önce Cami Atik Mahallesi’nin sahil tarafında bir cami inşa etti. Akar olmak üzere de bir kısmı bu civarda yer alan sekiz ev, bir konak,içinde alet edavatlarla beraber bir bâb sabunhâne, han hisseleri, Ayasefid’de zeytin bahçeleri, Seferihisar’da bir yağ değirmeni ile bu bölgedeki 1.210 kök zeytin ağacını vakfetti.

Ahmed Ağa inşa ettirdiği caminin yanındaki bir bâb menzil arsası üzerine sülüs malından 1.000 kuruş ile yedi bab hücreyi ve bir bab dershâneyi müştemil bir medrese inşa edilmesini vasiyet etti. Vakfedilen mallardan cami imamına yevmî on akçe, hatip, müezzin ve kayyımına dörder akçe, medrese müderrisine on bir akçe, medrese talebelerinin yağ bahasına üçer akçe ödenmesini istedi. Fazla kalan gelirin ise vefatından sonra kız ve erkek evladı arasında şeri mirastaki gibi ikiye bir şeklinde taksim edilmesini istedi. Medresedeki müderrislik de dâhil olmak üzere tüm görevleri evladları arasında ekberiyet ve sığrıyet üzere tayin etti. Nesillerinin kesilmesi halinde ise gelirin vakıf çalışanlarına verilmesini belirledi.

Hurufat defterindeki tevcihatlara nazaran Berberzâde Medresesi’nde müderrislik vazifesini ilk önce el-Hac Ahmed Ağa’nın kendisi yaptı. Kısa süre sonraki vefatını müteakip bu görevi vakfiyedeki şart üzere çocukları devraldı. Nitekim 1751 yılı Aralık ayında medereseye yapılan atamada, bâni ve müderris Hacı Ahmed Ağa’nın vefat ettiği, evladiyet üzere meşrut kıldığı müderrislik vazifesinin oğlu Mahmud’a geçtiği belirtilerek kendisine berat tevcih edildiği kayıtlıdır. Ahmed Ağa’nın en büyük oğlu olan Mahmud’un müderrislik için aldığı berat 1757 yılı ilkbaharında tecdidedildi. Ertesi sene vazifeye küçük kardeşi Mehmed’in getirildiği görülmekle birlikte Mahmud’un 1764 yılındaki vefatından sonra kardeşi Mustafa müderris oldu. Ancak el-Hac Mustafa, kendisine meşrut haldeki tevliyet ve müderrislik ile kanaat etmeyip hilafışart-ı vâkıf on akçelik imamlık, dörder akçelik müezzinlik ve kayyımlık vazifelerini de gasp ederek adına berat ettirdi. 1768 yılına gelindiğinde tevliyet ve müderrislik dışındaki vazifeler kendisinden alınarak yeğeni Seyyid Ahmed’e tevcih edildi ancak 1774’te aynı görevleri tekrar uhdesine almayı sağladı.Ahmed Ağa’nın diğer çocuğu Ömer’in Berberzâde Medresesi’nde göreve geldiği bilinmemekle birlikte babasının vefatından sonra müderrislik vazifesi uzun bir müddet çocukları tarafından yerine getirilmiş oldu.
On dokuzuncu yılda Berberzâde Medresesi’ne yapılan atama kayıtlarına sık rastlanmamakla birlikte mevcut vakfiye kayıtları medresenin Osmanlı Devleti’nin sonuna kadar ayakta kalarak eğitime devam ettiğini göstermektedir. Bu dönemde bazı hayırsahipleri geliri azalan medresenin ihtiyaçları için kurdukları vakıflarda tahsisatlar ayırdı. Nitekim 1337 (1920/1921) yılına ait bir vakfiye kaydına göre, Şeyh Kadrî Efendi’nin zevcesi Naciye Hanım, 300 Osmanlı Lirasını vakfederek, bu paranın nemasından bir kısmını Berberzâde Medresesi müderrisine ayırdı.

İzmir’de Hacı Mümeyyiz adıyla bilinen Hacı İzzet Efendi’nin eşi Hasibe Hanım bt. Hasan Efendi, 27 Cemaziyelahir 1326 (26 Temmuz 1908) tarihinde kurduğu vakfı, “İkiçeşmelik civarında Berberzâde Medresesi’nde müderris Hafız el-Hac Abdullah Efendi ibni Hacı Mustafa Efendi’nin dershânesinde” hazır olan meclis huzurunda tesciletti. Bu itibarla geçirdiği tamir ve bakımlarla varlığını devam ettiren medresenin son yıllardaki müderrisinin Hafız Abdullah Efendi olduğu anlaşılmaktadır.

Atama tevcihlerine nazaran medresede vazife almış müderrisler şu şekildedir. Bâni Berberzâde el-Hac Ahmed Ağa (1751 )Oğlu Mahmud (1751-1758),314 kardeşi Mehmed (1758-1764),315 kardeşi Mustafa (1764-?).

KAYNAK: OSMANLI DÖNEMİ İZMİR MEDRESE VE KÜTÜPHANELERİ ( Yasin TAŞ )