Abdullah Efendi Camii Medresesi – Basmane – (Konak Merkez)
Abdullah Efendi Camii Medresesi, Basmahâne semtinde Altınpark yakınlarındaki Abdullah Efendi Camii’nin hariminde yer almaktaydı. Medresenin bânisi, Yapıcı Mahallesi’nden ve İzmir müderrislerinden el-Hac Osman Efendi’dir. Osman Efendi’nin babası, aynı camiyi inşa eden Abdullah Efendi b. el-Hac Ebubekir annesi ise Dervişzâde Osman Ağa’nın kızı Havva Hanım’dır. Abdullah Efendi’nin eşi ve Osman Efendi’nin annesi olan Havva Hanım, aynı zamanda Yalı Medresesi bâniyesi Ayşe Hanım’ın amca kızıdır. Osman Efendi’nin hanımı da Havva Kadın isminde olup Mustafa Efendi’nin kızıdır.
Medrese inşaasından yaklaşık otuz yıl sonra İzmir şeriyye sicillerinden istihraç edilmiş olan medrese vakfiyesi 12 Cemaziyelahir 1164 (12 Eylül 1751) tarihlidir. Elimizde vakfiyesi bulunmadığı için bugüne kadar hakkında pek malumatımız bulunmayan Abdullah Camii’ni bu vakfiyeye göre Osman Efendi’nin babası el-Hac Abdullah Efendi yaptırmıştır.
Medrese vakfiyesinin tarihi nazar-ı itibare alındığında bu caminin, on sekizinci yüzyılın ilk yarısına ait bir eser olduğunu söylemek mümkündür. Osman Efendi vakfiyede, binasına muvaffak olduğu medresenin yerini Hatuniye Mahallesi’nde babası Abdullah Efendi’nin yaptırdığı caminin haremi olarak tarif etmiştir. Tahdîd ve tavsîfden müstağni denilerek mimarî özellikleri belirtilmeyen medresenin birbirine bitişik sekiz bâb tahtânî hücresi ve minaresi yakınında bir bâb fevkânî dershânesi olduğu kayıtlıdır. Bu kayıt Abdullah Efendi Camii’nin yapısında bir minare bulunduğunu gösterdiği gibi buradaki medresenin sekiz hücresi ve bir dershânesi bulunduğuna da işaret etmektedir.
Osman Efendi’nin medreseye gelir getirmesi amacıyla vakfettiği mülkler ise Yapıcı Mahallesi’nde sakin olduğu büyük konak,Cami Atik Mahallesi’nde üç adet peynirci mahzeni, Kestane Pazarı’nda bulunan yedi dükkândaki hisseler, Hatuniye Mahallesi’nde bir dükkân, haric-i şehirdeki Küçük Debbağhane’de dokuz debbağ dükkânı, Kasap Hızır Mahallesi’nde Frenk Bimarhânesi yanında bir Rumhânedir. Şehir çevresinde ise Deryande Nahiyesi’nde dört göz mülk değirmen, Ballı Havra tımarı dâhilinde farklı köylerde bulunan 406 kök zeytin ağacı, bağ değirmenini müştemil bir mülk ev, Yeniköy’de iki kule ve buradaki üç çiftliktir.
Hayatta oldukça vakfın idaresini ve şartlarının tebdilini elinde tutan Osman Efendi, vakıf geliriyle cami ve medresenin iktiza eden tamir ve bakım masraflarından sonra dershânenin müderrisine yevmî on akçe, talebe hücrelerinin her birine ise yevmî iki akçe vazife tahsis etti. Medrese bünyesinde başkaca görevli istihdam etmeyen Osman Efendi, vakıf fazlasının evladı arasında mirastaki şekilde taksim edilmesini şart koştu. Zaman içinde şartların yerine getirilmesi mümkün olmaz ise gelirin mutlaka fukara-i müslimine tahsis edilmesini istedi.
Abdullah Efendi Camii bugün ayakta olup 1277 numaralı sokaktadır. Üzerindeki kitâbelere göre 1308 (1890/1891) ve 1951 yıllarında tamir görmüştür Medresenin müderrisliğine dair tespit edebilinen tek kayıt 1773 yılı başlarına aittir. Bu kayıtta medresede ba-berât müderrislik yapan Seyyid Abdullah’ın kendi rızasıyla vazifesini Mehmed b. Hüseyin’e bıraktığı yer almaktadır. Hakkkında başkaca kayda tesadüf edemediğimiz medresenin hangi zamana kadar varlığını devam ettirdiği ve burada görev almış diğer müderrislerin kimler olduğu şimdilik bilinmemektedir.