Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedi Erol ŞAŞMAZ
  İZMİRİN ÖZEL MEKANLARI
  İZMİRİN MEDRESELERİ
      MERKEZ MEDRESELERİ
      URLA MEDRESELERİ
      BAYINDIR MEDRESELERİ
      ÖDEMİŞ MEDRESELERİ
      SEFERİHİSAR MEDRESELERİ
      TİRE MEDRESELERİ
  İZMİRİN LEVANTEN EVLERİ
  İZMİRİN ÖREN YERLERİ
  İZMİRİN MÜZELERİ
  İZMİRİN ENDÜSTRİ MİRASI
  İZMİRİN İLÇELERİ
  İZMİRİN CAMİLERİ
  İZMİRİN KİLİSELERİ
  İZMİRİN ANITLARI
  İZMİRİN ŞEHİTLİKLERİ
  İZMİRİN HANLARI
  İZMİRİN HAMAMLARI
  İZMİRİN KAPLICALARI
  İZMİRİN ÇEŞMELERİ
  İZMİRİN SU KEMERLERİ
  İZMİRİN KÖPRÜLERİ
  İZMİRİN KALELERİ
  İZMİRİN SAAT KULELERİ
  İZMİRİN TÜRBELERİ
  İZMİRİN KERVANSARAYI
  TARİH VE KÜLTÜR TURİZMİ

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  İletişim   
Tuzcuzâde Darülkurra Medresesi–( Konak Merkez )

İzmir’de on sekizinci yüzyılda darülkurra olarak inşa edilen medreselerden biri Tuzcuzâde Darülkurra Medresesi’dir. Medrese bânisi Cami Atik Mahallesi’nden Tuzcuzâde demekle meşhur Şeyhülkurra Hafız el-Hac Mehmed Efendi b. Ahmed’dir.
Medrese için hazırlanan vakfiye 24 Cemaziyelevvel 1149 (30 Eylül 1736) tarihlidir.

Cami Atik Mahallesi’nde bina edilen medresenin yeri; bir taraftan el-Hac Mustafa sabunhânesi, bir taraftan Abdi Hoca veresesi mülkleri, bir taraf-ı tarik-i has olmak üzere dört tarafı yol şeklinde tarif edilmiştir. Diğer taraftan Aktepe, medrese bünyesindeki mescidin yerine sonradan Toraman Mescidi’nin inşa edildiğini aktarmaktadır. Bu bakımdan medresenin yeri, günümüzde Konak semtinde 832 numaralı sokakta bulunan Toraman Mescidi yanıdır denilebilir.
Kargir olan yapı iki katlıdır. Üst katı mescid, alt katında medrese odaları vardır. Harim kısmı dikdörtgen plan şemasına sahip olup, üzeri kiremitli düz çatıyla örtülüdür.Üst kat pencere önünde yapılan özel bir çıkıntıdan ezan okuma yeri yapılmıştır.

Müceddeden bina edilen iki katlı medresede hafızlar için on talebe hücresi, avlu kapısı üzerinde de fevkânî bir mescid yapıldı. Aktepe, söz konusu mescidin Dervişzâde Mehmed Paşa’nın kızı Ayşe Hanım tarafından yaptırıldığını iddia etmekle birlikte vakfiye kaydı bu mescidin medreseyle beraber bizzat bâni Mehmed Efendi tarafından inşa edildiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Tuzcuzâde Hafız Mehmed Efendi, hayatta oldukça medresenin darülkurralık ve tevliyet görevlerini kendisi ifa etti. Vefatından sonra aynı görevlerin evladı tarafından devam ettirilmesini şart olarak belirledi. Neslinin inkırazı halinde ise emin, mütedeyyin ve cümle kıraatte âlim bir kimsenin mütevelli tayin edilmesini istedi. Ancak vakfiyede mescid ve giderlerinin nasıl karşılanacağı belirlenmediği gibi akar olmak üzere herhangi bir mülk vakfedildiği de
kayıtlı değildir. Aynı şekilde bu yapılardaki hizmetler için herhangi bir görevli belirlenmemiş, bina edilen hücrelerde sakin olacak talebelerin evsafına, eğitimlerine, ne şekilde sakin olacaklarına ve maişetlerine dair vakfiyede herhangi bir şart zikredilmemiştir.

Tuzcuzâde Darülkurrası, Mehmed Efendi’nin kısa zaman sonraki vefatını müteakip oğlu Ahmed Reşid Efendi216 tarafından idare edildi. Mehmed Efendi’nin vefat tarihi tam olarak tespit edilememekle birlikte vefatından dört yıl sonra vakıf tevliyetinin oğlunda bulunduğu nazarı itibare alınırsa medreseyi inşa ettikten kısa zaman sonra vefat ettiğini söylemek mümkündür. Onsekizinci yüzyıl ortalarında uzun yıllar İzmir Şeriyye Mahkemesi başkâtipliğini yürüten “müderrisin-i kirâm” Hafız Ahmed Reşid Efendi, babasından sonra vakfın tevliyetiyle beraber Tuzcuzâde Medresesi’ndeki darülkurralık vazifesini devraldı. 1740 yılına ait bir tevcihatta onun mütevelli sıfatıyla, medrese bünyesindeki mescidde imam olan Ahmed Efendi b. Hacı Ali için berat talebinde bulunduğu görülmektedir.

Gelir kaynaklarının yetersiz olduğu anlaşılan Tuzcuzâde Darülkurrası’na inşaasından kısa zaman sonra hayırseverler tarafından çeşitli tahsisatlar yapılmaya başlandı. Bu konudaki ilk yardım aynı mahalleden Dervişzâde Mehmed Paşa’nın kızı Ayşe Hanım tarafından yapıldı. Yalı Medresesi ve camisinin bâniyesi olan Ayşe Hanım, çalışmanın ilerleyen bölümlerinde üzerinde duracağımız 15 Rebiülahir 1162 (4 Nisan 1749) tarihli medrese vakfiyesinde vakıf gelirlerinden, Tuzcuzâde Darülkurrası’nda sakin hafızlar için on hücresinin her birine yevmî birer akçe, burada tâlim-i Kur’an eden müderrise de yevmî dört akçe vazife ayırdı.

On sekizinci yüzyılın ikinci yarısında Tuzcuzâde Medresesi’ne vakfiyesinde yer verenlerden bir diğeri Şeyh el-Hac Mustafa Efendi’nin oğlu Ali Efendi’dir. Tuzcuzâde Mehmed Efendi’nin kızı Ayşe Hanım’ın damadı olan Ali Efendi, vakfiyede medreseyi eşi Şerife Hatice Hanım’ın anne tarafından dedesinin yaptırdığını ifade etmiştir. 13 Recep 1185 (22 Ekim 1771) tarihli vakfiyesinde evladiyet üzere vakfettiği evin kirasının, neslinin inkırazı halinde bu medresenin tamir ve termimine harcanmasını, kalan miktarında müderris ve talebeleri arasında taksim edilmesini istedi. Ayrıca medresenin sokak kapısı üzerinde olup sonradan yanmış olan mescidin ihya edilmesi halinde gelirin taksim edileceği kişilere müezzin, imam ve kayyımın da dâhil edilmesini şart koştu.

On dokuzuncu yüzyılda Cami Atik Mahallesi’nde Tuzcuzâde Medresesi’ne komşu olan Karaburunluzâde Seyyid el-Hac İbrahim Ağa b. el-Hac Ahmed, 10 Şaban 1234 (4 Haziran 1819) tarihli vakfiyesine göre Tuzcu Medresesi bünyesine beş talebe odası bina etti. Önceki yıllarda Şeyhzâde Ahmed Said Efendi vakfında Seyyid Mustafa’nın yerine kâtiplik cihetine tayin edilmiş olan Seyyid İbrahim b. Ahmed aynı zat olmalıdır. İbrahim Ağa vakfettiği mülklerin kira geliri ve 5.000 kuruş nemasıyla Kestane Pazarı’nda yaptırdığı sebile yaz aylarında kar alınmasını ve Abdi Ağa Camii imamı ile müezzinine aylık birer kuruş verilmesini istedikten sonra bina ettiği medrese odalarında beş talebenin kalmasını ve her birine aylık birer kuruş vazife verilmesini şart koştu. Ayrıca her gün ruhuna hediye edilmek üzere üçer ihlâs okumaları şartıyla vakıf gelirinden medrese talebelerine senede onar kuruş tahsis etti. Bu bakımdan fihrist kayıtlarında “Cami Atik Mahallesi sükkânından Karaburunluzâde es-Seyyid el-Hac İbrahim Ağa b. Hacı Ahmed’in medresesi” olarak kaydedilmiş bulunan medresenin Tuzcuzâde Medresesi olduğunu söylemek mümkündür.


KAYNAK: OSMANLI DÖNEMİ İZMİR MEDRESE VE KÜTÜPHANELERİ ( Yasin TAŞ )
Tuzcuzâde Darülkurra Medresesi–( Konak Merkez ) Fotoğraf Galerisi