Tarihi Mekanlar KiÅŸisel Ansiklopedi Erol ÅžAÅžMAZ
  Ä°ZMİRİN ÖZEL MEKANLARI
  Ä°ZMİRİN MEDRESELERİ
      MERKEZ MEDRESELERİ
      URLA MEDRESELERİ
      BAYINDIR MEDRESELERİ
      Ã–DEMİŞ MEDRESELERİ
      SEFERİHİSAR MEDRESELERİ
      TİRE MEDRESELERİ
  Ä°ZMİRİN LEVANTEN EVLERİ
  Ä°ZMİRİN ÖREN YERLERİ
  Ä°ZMİRİN MÜZELERİ
  Ä°ZMİRİN ENDÜSTRİ MİRASI
  Ä°ZMİRİN İLÇELERİ
  Ä°ZMİRİN CAMİLERİ
  Ä°ZMİRİN KİLİSELERİ
  Ä°ZMİRİN ANITLARI
  Ä°ZMİRİN ÅžEHİTLİKLERİ
  Ä°ZMİRİN HANLARI
  Ä°ZMİRİN HAMAMLARI
  Ä°ZMİRİN KAPLICALARI
  Ä°ZMİRİN ÇEÅžMELERİ
  Ä°ZMİRİN SU KEMERLERİ
  Ä°ZMİRİN KÖPRÜLERİ
  Ä°ZMİRİN KALELERİ
  Ä°ZMİRİN TÜRBELERİ
  TARİH VE KÜLTÜR TURİZMİ

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  İletiÅŸim   
Bedelzâde Medresesi – (Konak Merkez)

Bedelzâde Medresesi, Hasan Hoca Mahallesi’nin Keçeciler Sokağı’nda bulunan Hasan Hoca Camii’nin avlusunda yer almaktaydı. Aynı cami bugün Anafartalar Caddesi’nin Mezarlıkbaşı’ndan Hatuniye Camii’ne giden bölümü üzerinde 1307. Sokak 41 numaradadır.

Medresenin bânisi, Hasan Hoca Mahallesi’nden Bedelzâde Seyyid Hacı Ahmed Ağa b. Mehmed Efendi’dir. Medrese inşaatının tamamlanmasını müteakip tescil edilen vakfiyesi 25 Zilkade 1159 (7 Aralık 1746) tarihlidir. Aslında daha önce bir vakıf kurduğu anlaşılan Ahmed Ağa, vakfettiği mülklerinin –muhtemelen 1742’de- çıkan yangında yanması üzerine yeni mülkler inşa edip yeni bir vakfiye hazırlattı. Vakfiye kaydına göre ikinci vakfiyede kurduğu medrese binasını, Hasan Hoca Camii yanında yer alan ve daha önce bu camiye vakfettiği ancak yangında harap hale gelen evinin on yedi zira kadar olan arsası üzerine yaptırdı.

Vakfına akar olmak üzere Cami Atik Mahallesi’nde Mumhâne yakınlarında üç dükkân, Sıra Kasaplar’da bir mısırcı dükkânı, Tüfekçiler Sokağı’nda üç tüfekçi dükkânı, Dörtyol Ağzı’nda bir uncu dükkânı, Hasan Hoca Mahallesi’nde yangından sonra yeniden yaptırıp ikamet ettiği büyük konağı, Kasap Hızır Mahallesi’nde bir Rumhâne, Hatuniye Mahallesi’nde bir han ile altında iki dükkân bulunan evi vakfetti.

Ahmed Ağa vakfiyesi, inşa ettirdiği medresenin durumu ve görevlilerinin şartları hakkında etraflı izahatlar verdiği gibi buranın aynı dönemde İzmir’de mevcut olan diğer medreselerden ayrılan hususiyetlerine de işaret etmektedir. Medrese odalarına ikiden fazla talebe yerleştirilmemesini isteyen Ahmed Ağa, buraya Kasabalı Ahmed Efendi’nin hem müderris hem de nâzır tayin edilmesini, onun vefatından sonra müderrisliğin âlim ve salih bir kimseye verilmesini şart koştu. Medresenin darülkurralık vazifesine Menemenli Hafız Abdurrahman Efendi’yi getirdi. Câbilik ve kâtiplik vazifelerini azatlılarına bıraktı.

Medresesine ayanlık sevdasında olan itibarlı kimselerin müderris yapılmamasını, bu kimselerden müderrisliği üstüne geçirenlerin mütevelli tarafından ilamla devlet-i Âliye’ye derhal şikâyet edilerek bu vazifeden azledilmelerini, mütevellinin bu duruma sessiz kalması halinde ise kendisinin tevliyetten uzaklaştırılmasını istedi. Talebelerin medreseye kabülü ve medreseden atılması kararını müderrisin sorumluluğuna bıraktı.

Ayrıca müderrisin medresedeki tedris faaliyetlerini başkaları üzerinden değil bizzat yürütmesini şart koşarak yerine birini vekil tayin etmesine izin vermedi.

Vakfiyede, akar gelirinden mütevelliye yevmî on akçe, müderrise on akçe, nâzıra beş akçe, yevmî üç ihlâs birer Fatiha okuyacak her bir medrese talebesine üçer akçe, câbiye on akçe, kâtibe beş akçe, bayram günleri namazdan önce vaaz edecek vâize beş akçe, salı ve cuma günlerinde talimi Kur’an edecek kurraya beş akçe ayrıldı.

Ahmed Ağa’nın hangi tarihte vefat ettiği bilinmemekle birlikte 1751 yılı sonlarına ait bir atama kaydında kendisinden merhum olarak bahsedilmesi onun medreseye yaptırdıktan kısa süre sonra vefat ettiğine işaret etmektedir.

KAYNAK: OSMANLI DÖNEMİ İZMİR MEDRESE VE KÜTÜPHANELERİ ( Yasin TAŞ )
Bedelzâde Medresesi – (Konak Merkez) Fotoğraf Galerisi