Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedi Erol ŞAŞMAZ
  İZMİRİN İLÇELERİ
  İZMİRİN ÖZEL MEKANLARI
  İZMİRİN CAMİLERİ
  İZMİRİN KİLİSELERİ
  İZMİRİN ANITLARI
  İZMİRİN HANLARI
  İZMİRİN HAMAMLARI
  İZMİRİN KAPLICALARI
  İZMİRİN ÇEŞMELERİ
  İZMİRİN SU KEMERLERİ
  İZMİRİN KÖPRÜLERİ
  İZMİRİN KALELERİ
  İZMİRİN SAAT KULELERİ
  İZMİRİN TÜRBELERİ
  İZMİRİN MEDRESELERİ
  İZMİRİN KERVANSARAYI

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  Üye Kayıt   |  Üye Giriş   |  İletişim   
Çandarlı Kalesi - (Çandarlı -Dikili)

ÇANDARLI KALESİ

Kalenin yapılışını araştırırken önce kullanım alanı olarak M.Ö. 6. yüzyıllarda Pitane sitesi içinde bir işlev gördüğü akla gelmektedir. Çünkü İonya ve Aiolya siteleri şehir surları ve iç kale surları olarak iç içe iki halka oluşturur. Özellikle deniz kıyısında bir site saldırılara açık olduğu için kentin direnişi için iç kaleden aylarca sürebilmekte ve düşmanı caydırabilmektedir. Kalenin defalarca yıkılıp yapıldığı, fakat duvarlarında antik taşlarında bulunması bu görüşü doğrulamaktadır. Bu taşlar M.Ö. 2 yy. kale yapısından kalmadır. Kalenin bugünkü planı ve çizgileri içinde yapılışı ise M.S. 14. yüzyılda Foça yı ele geçiren ve ayrıcalıklar elde eden Cenevizliler tarafından gerçekleştirilmiştir. Cenevizliler hem Foça ya hem de Pitane ye kendilerini koruma amacıyla görkemli kaleler inşa etmişlerdir. Çandarlı Kalesine Foçadan taş getirtilmiş ve kölelere taşıtılmıştır. Söylenceye göre en çok taş taşıyan köle azat edilecek denerek işin çabuk yapılması sağlanmıştır. Cenevizlilerin Pitane kalesini yaptıkları tarihlerde Türkler de Batı Anadolu fetihlerini tamamlamak üzereydiler. Bir süre sonra Foça Saruhanoğullarının, Pitane de Karesi Beyliğinin eline geçmiştir. Pitane alındıktan sonra bu ünlü kalesinden dolayı Türkler bu yerleşme merkezine Asar ya da Hisar diyegelmiştir. Planı kareye yakın bir dikdörtken biçiminde olan Çandarlı Kalesi, bugün beş kulesi, mazgalları, kapısı ve duvarları ile büyük bir görkem içindedir.

ÇANDARLI ADININ NERDEN GELDİĞİ
Pitane diye bildiğimiz ilkçağlardan beri izlediğimiz tarihi bir kent olan Çandarlı ortaçağ içinde önemini yitirmiş, Bizans ve Ceneviz güdümünde kalmış, Türk egemenliği altına girince kıyı kent olması nedeniyle pek ilgi görmemiştir. Çünkü Türkler göçebe gelenekler içinde bozkır kültürü etkisi ile deniz, göl ve ırmaktan yararlanmayı pek düşünmemişlerdir. Sonra adalar ve deniz kıyıları tehlikeli gibi görünmüştür. Bu durum karşısında ancak devlet politikası Türk halkını deniz kıyılarına çekebilir, denizci, gemici, levent olmaya özendirilebilirdi. II.Murat (1420-51) ünlü sadrazamı Çandarlı Halil Paşa devlet geleneği olan soylu bir aileden geliyordu. 24 yıllık sadrazamlık görevi süresinde denizciliğe, donanmaya ve dolayısıyla kıyı kentlere ilgi gösterdi. II.Murat ve Fatih döneminde bölge de Türkleştirme etkinlikleri çok büyük bir hızla gelişti. Çandarlı Halil Paşa Cenevizlilerden kalma köhne kaleyi yeni baştan ele alıp inşa ettirdi. Türkler denizcilik bilmiyordu ama beş burçlu 16 metre yükseklikte bir surla çevrili kale olunca artık buraya yerleşebilirlerdi. Böylece kenti Türk yerleşmesine açan, müslüman halkın oturduğu bir kent olmasını sağlayan Halil Paşa görevini yapmıştı. Halk da Pitane adını bırakıp Türk İslam dönemi damgasını taşıyan bir ad buldu, yapan paşanın adı olan Çandarlı sözcüğünü seçtiler. Bu ad verme halkın kendi süzgecinden damıtılmış olarak ortaya çıkmıştır. Yani bir kurul, bir meclis, meşrevet yaparak değil. Çandarlı adının ortaya çıkış tarihi olarak xv.yüzyılın ikinci çeyreği demek doğru olur. Çandarlı adının anlamı Halil Paşa nın sanı diyebiliriz. Çandarlı Paşa ailesi aslında Ankara nın Nallıhan ilçesine bağlı Cendere köyündendir. Yani aslı Cendereli olup giderek yazıp söylemlerde Çandarlı adını almıştır. İşte Pitane ye Çandarlı adından önce Asar ve Hisar adı verilidiği, bunların her ikisinin birden kullanıldığı, hatta xv. yüzyılda Çandarlı adı benimsenmesine karşın Asar ve Hisar adlarının söylene geldiği anlaşılmaktadır.


ÇANDARLI HALİL PAŞA
1430 yılında II. Murat zamanında sadrazam olan Halil Paşa, Fatihin ilk yıllarına değin 24 yıl bu görevde kaldı. Soylu bir aileden gelen Çandarlılılar, Osmanlı yönetiminde I. Murat tan beri kaz askerlik, sadrazamlık gibi görevlerde buluna geldiler. Kökenleri Ankaranın Nallıhan İlçesine bağlı Cendere Köyüne dayanmaktadır. Ancak Cendere demek yerine Çandarlı deyişi daha çok tutulmuştur. II. Murat iki kez padişahlığa oğlu Fatih i getirip denemek istemiş, fakat çocuk yaşta olması ve Balkanlarda Haçlı ordularının görülmesi üzerine sadrazam Çandarlı Halil Paşa nın İsteğiyle II. Murat tekrar tekrar padişahlığa çağırılmıştır. Küçük Mehmet bunları o zaman kabul etmesine ve hatta babasını göreve çağırırken eğer padişah ben isem size emrediyorum, yok padişah siz iseniz derhal ordunun başına geçiniz dediği halde sonradan kışkırtmaların nedeni ile Çandarlı Halil Paşaya kin beslemeye başlamıştır. İstanbulun fethine karar verildiği sırada Çandarlının yapıcı eleştirilerine hazırlıkların sürdürülmesine, Haçlı Ordularının başımıza musallat olacağına ilişkin sözlerine de alınmış ve İstanbulun fethini istemiyor, Bizans ile iş birliği içinde, Fatihin başarılı olmasına fırsat tanımayacak gibi dedikodularla iyice şişirilmişti. İşte bu gibi nedenlerden ötürü İstanbulun fethinden sonra Çandarlı Halil Paşanın sadrazamlığına son verdi ve 1453te öldürttü. Sadrazamlığı sırasında Çandarlı Halil Paşa, ünlü Pitane kentini Cenevizlilerden kalma köhne kalesini yeniden yaptırdı ve kenti bayındır hale soktu. Yeni icat olan top atışlarına karşı dayanıklı olması için taş bloklar ve temel payandaları yaptırmıştır. Böylece Çandarlı Kalesi sağlam ve korunaklı bir hal almıştır. İşte o zamandan beri Pitane adının yerine Çandarlı almıştır. Bir başka deyişle Çandarlının isim babası Halil Paşadır.
Çandarlı Kalesi - (Çandarlı -Dikili) Fotoğraf Galerisi