Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedi Erol ŞAŞMAZ
  İZMİRİN İLÇELERİ
  İZMİRİN ÖZEL MEKANLARI
  İZMİRİN CAMİLERİ
  İZMİRİN KİLİSELERİ
  İZMİRİN ANITLARI
  İZMİRİN HANLARI
  İZMİRİN HAMAMLARI
  İZMİRİN KAPLICALARI
  İZMİRİN ÇEŞMELERİ
  İZMİRİN SU KEMERLERİ
  İZMİRİN KÖPRÜLERİ
  İZMİRİN KALELERİ
  İZMİRİN SAAT KULELERİ
  İZMİRİN TÜRBELERİ
      BERGAMA TÜRBELERİ
      MERKEZ TÜRBELERİ
      BALÇOVA TÜRBELERİ
      BAYINDIR TÜRBELERİ
      BORNOVA TÜRBELERİ
      ÇEŞME TÜRBELERİ
      ÇİĞLİ TÜRBELERİ
      DİKİLİ TÜRBELERİ
      GAZİEMİR TÜRBELERİ
      KARABAĞLAR TÜRBELERİ
      KEMALPAŞA TÜRBESİ
      KİRAZ TÜRBELERİ
      MENDERES TÜRBELERİ
      MENEMEN TÜRBELERİ
      ÖDEMİŞ TÜRBELERİ
      SEFERİHİSAR TÜRBELERİ
      SELÇUK TÜRBELERİ
      TİRE TÜRBELERİ
      URLA TÜRBELERİ
  İZMİRİN MEDRESELERİ
  İZMİRİN KERVANSARAYI

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  Üye Kayıt   |  Üye Giriş   |  İletişim   
Mızraklı Dede Türbesi – Yeşilyurt – ( Karabağlar)

İzmir’in Karabağlar ilçesinde , Yeşilyurt semtinde , T.yazıcı Mahallesi ,Mevlana Caddesi, Mızraklı dede sokağındadır.
Türbe , Mızraklı mescidinin (camisinin) avlusunda, asırlık selvi ağacının altındadır.Türbenin başlık kısmı ilgi çekmektedir.
Türbedeki Mızraklı Dede hakkında aşağıda hikayeden başka bir bilgi yotur.
Hikaye:
En önemli romancılarımızdan, `Çalıkuşu `nun yazarı Reşat Nuri Güntekin `in yurt izlenimlerini anlattığı `Anadolu Notları `nı uzun yıllar sonra tekrar okudum. İki cilt halinde yayınlanan `Anadolu Notları ` 1930`lu yıllarda kaleme alınmıştır. Güntekin bu kitapta köylünün parayla ilişkisinden, gönül çelen tuluat tiyatrolarına, otel manzaralarından rakı muhabbetlerine, Anadolu insanına ilişkin keskin gözlemlerde bulunur. İnsan her çağda farklı noktalara odaklandığından aşağıdaki anekdotu çoktan unutmuştum. Tekrar okuduğumda şaşırarak hatırladım. Paylaşmak isterim: Reşat Nuri `nin çocukluk günleri. 1889 doğumlu olduğuna göre 19`uncu asrın son yıllarındayız. Küçük Reşat Nuri , sütninesinin İzmir Dübekbaşı`ndaki evinde yaşamaktadır. Mahalle sakinlerinin arasında Şehnaze Hanım ve gümrük katibi kocası da vardır. Aptesinde namazında, melek Damlacık taraflarında yaşayan genç bir dulla evlenmiştir. Olacak iş değildir. Mahallenin kadınları, adama büyü yapıldığına karar verir. Bir yandan büyüyü bozmak için hazırlıklara girişilirken, işini sağlama almak isteyen Şehnaze Hanım Mızraklı Dede `ye bir tavuk adar. Ve şimdi dikkat: Bu arada... Yani tavuğu adarken... Bir yandan dualar okur... Ama aynı anda da, en hafifi `edepsiz` olmak üzere, `evliya ` sayılan Mızraklı Dede `ye olmadık hakaretler eder. Sadece o mu? Şehnaze`ye eşlik eden diğer kadınlar da Mızraklı Dede `ye küfür müfür, dümdüz gitmektedir. Daha önce birçok camiye, türbeye giden, dualar edenReşat Nuri `nin tüyleri, bu manzara karşısında diken diken olur. Olacak iş midir? Bir evliyaya nasıl hakaret edilir? Hem hakaret edip, hem de nasıl yardım istenir? Neler olup bittiğini sütninesine sorar. O da... Mızraklı Dede `nin bir boş anında başka bir evliyaya küfrettiğini... Bu yüzden bütün ömrü boyunca vicdan azabı çektiğini... Ölürken de, `Benim adımı ananlar, bana da öyle küfretsinler ki istediklerini yapayım` dediğini, anlatır... Hem İslami, hem de rasyonel açıdan yaklaşıldığında gerçekten de saçma, abuk sabuk bir hurafe, bir batıl itikat bu. Ama olayın `dini` değil de, `folklorik` boyutuna bakıldığında ne kadar müthiş, ne kadar renkli, ne kadar tuhaf bir olay değil mi? `Ancak kendisine küfredildiğinde, bir adağı yerine getiren evliya `!!!!

Hikaye: Emre Aköz “ Sabah”
Mızraklı Dede Türbesi – Yeşilyurt – ( Karabağlar) Fotoğraf Galerisi