Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedi Erol ŞAŞMAZ
  İZMİRİN İLÇELERİ
  İZMİRİN ÖZEL MEKANLARI
  İZMİRİN CAMİLERİ
  İZMİRİN KİLİSELERİ
  İZMİRİN ANITLARI
  İZMİRİN HANLARI
  İZMİRİN HAMAMLARI
  İZMİRİN KAPLICALARI
  İZMİRİN ÇEŞMELERİ
  İZMİRİN SU KEMERLERİ
  İZMİRİN KÖPRÜLERİ
  İZMİRİN KALELERİ
  İZMİRİN SAAT KULELERİ
  İZMİRİN TÜRBELERİ
      BERGAMA TÜRBELERİ
      MERKEZ TÜRBELERİ
      BALÇOVA TÜRBELERİ
      BAYINDIR TÜRBELERİ
      BORNOVA TÜRBELERİ
      ÇEŞME TÜRBELERİ
      ÇİĞLİ TÜRBELERİ
      DİKİLİ TÜRBELERİ
      GAZİEMİR TÜRBELERİ
      KARABAĞLAR TÜRBELERİ
      KEMALPAŞA TÜRBESİ
      KİRAZ TÜRBELERİ
      MENDERES TÜRBELERİ
      MENEMEN TÜRBELERİ
      ÖDEMİŞ TÜRBELERİ
      SEFERİHİSAR TÜRBELERİ
      SELÇUK TÜRBELERİ
      TİRE TÜRBELERİ
      URLA TÜRBELERİ
  İZMİRİN MEDRESELERİ
  İZMİRİN KERVANSARAYI

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  Üye Kayıt   |  Üye Giriş   |  İletişim   
Sinan Dede Türbesi – ( Selçuk )

Sinan Dede'nin kabri Belevi Kasabası Cibe Boğazı Kavaklar Mevkii Yosunlu Taş karşısında bulunmaktadır
1800' lü yılların ikinci yarısında yaşadığı tahmin edilen Sinan Dede' nin Keçi Kalesinin altında o zamanki adı Kozpınar Kırığı olan mevkide kıldan yapılmış bir çadırda yaşamış olduğu anlatılır. Çadırın bir bölümünü atölye olarak kullanan Sinan Dede’nin asıl işi, ters yüz edilmiş camız derisinden çarık ve o zamanki adıyla hönglü deri giysi diye tabir edilen yelek yapmaktır. O dönemlerde Balıkesir-Dursunbey yöresinde camız yetiştiriciliği yapılan bir çiftlik vardır. Bu çiftlikte hasta olan cılız, bakımsız camızların bakım ve tedavileri yapılarak bu çiftliğe yeniden kazandırılması amaçlandığından, Belevi Gölünde bunların bakımı yapılmaktadır. Yapılan bakım ve tedavi sonucu geri kazanılamayan camızların derisi işte bu zatın zanaatının ham maddesi olur. Sinan Dede, o devirde henüz yerleşik bir düzen oluşmadığından haftanın bir veya iki günü bakımlı ve cüsseli eşeğine binerek Görünmez Yaylası, Cibe ve Pranga Boğazı, Halka Çıkmazı yörelerini gezerek bağ, bahçe ve hayvancılıkla uğraşan göçebe ahalinin ayak ve omuz ölçülerini Belevi Gölünden kesildiği sanılan hasır otu (hasır sazı) ile tesbit edip (ölçü alıp) evine dönermiş. Sinan Dede ölçü almaya giderken çocukların sevdiği un helvası, boncuk, bakır bilezik, gibi hediyeleri heybesine doldurur, gördüğü çocuklara ve yaşlılara verirmiş. Bağ ve bahçe sahipleri ile yöre göçerleri zaman geçtikçe Sinan Dede'nin yolunu gözler ve bekler olmuşlar. Çünkü, hayvanı hasta olan, kızı oğlu evlenemeyen, oğlu kocası askerden dönmeyen, çocuğu olmayan gelinlerin devası olurmuş. Tavsiyeleri ile bu geliş ve gidişlerinde ahali ile arasında çok kuvvetli bir bağ oluşmuş. Sinan Dede bu vadilerde özlenen, beklenen, her konuda başvurulan bir bilge haline gelmiş. Ancak uzun bir süre uğramadığı fark edilen Sinan Dede sevenleri tarafından aranıldığında, ölmüş olduğu anlaşılır. Cibe boğazında ulu bir ağacın dibine gömüldüğü kabri bulunur. Sevenleri ona dua okurlar.. Kabri her tahrip edildiğinde bir çok kişinin rüyasına da girdiği, kabrinin bozulduğu için şikayette bulunduğu ve rüyasında şikayet ettiği bu hayırsever insanlar tarafından kabrinin onarıldığı anlatılır.
Sinan Dede Türbesi – ( Selçuk ) Fotoğraf Galerisi