Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedi Erol ŞAŞMAZ
  TARİH VE KÜLTÜR TURİZMİ
  İZMİRİN ÖZEL MEKANLARI
      BERGAMA MEKANLARI
      BORNOVA
      MERKEZ MEKANLARI
      ALİAĞA MEKANLARI
      BALÇOVA MEKANLARI
      BAYINDIR MEKANLARI
      BAYRAKLI MEKANLARI
      BEYDAĞ MEKANLARI
      BUCA
      ÇEŞME MEKANLARI
      ÇİĞLİ
      DİKİLİ MEKANLARI
      FOÇA
      KARABURUN MEKANLARI
      KARŞIYAKA MEKANLARI
      KEMALPAŞA
      MENDERES MEKANLARI
      MENEMEN MEKANLARI
      ÖDEMİŞ MEKANLARI
      SEFERİHİSAR MEKANLARI
      SELÇUK
      TİRE
      TORBALI
      URLA MEKANLARI
  İZMİRİN İLÇELERİ
  İZMİRİN CAMİLERİ
  İZMİRİN KİLİSELERİ
  İZMİRİN ANITLARI
  İZMİRİN HANLARI
  İZMİRİN HAMAMLARI
  İZMİRİN KAPLICALARI
  İZMİRİN ÇEŞMELERİ
  İZMİRİN SU KEMERLERİ
  İZMİRİN KÖPRÜLERİ
  İZMİRİN KALELERİ
  İZMİRİN SAAT KULELERİ
  İZMİRİN TÜRBELERİ
  İZMİRİN MEDRESELERİ
  İZMİRİN KERVANSARAYI

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  Üye Kayıt   |  Üye Giriş   |  İletişim   
İZMİR İL KÜLTÜR VE TURİZM BİNASI-KONAK

1922 yılındaki yangından geriye kalan ender binalardan birisi olan ve bugün İl Kültür ve turizm Müdürlüğü binası olarak kullanılan yapı, "romantik süsleme akımı" olarak anılan "Art Nouveau" stilinin yansımalarını taşır.
“Körfezin gelini”ni “Ateşin gelini”ne çeviren yangın hiç kuşkusuz İzmir kentinin mekânsal görünümünde onulmaz yaralar açar. Kentin zenginliğini sağlayan ticaretin kalbinin attığı Gümrük ile Pasaport arasındaki alanda bulunan birçok bina da yangında kül olur. Bu bölgede ayakta kalan ve günümüze kadar gelen ender yapılardan biri de günümüzde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak hizmet veren binadır.
1891’den 1919’a kadar İzmir Ticaret Borsası olarak etkinliğini sürdüren, işgal yıllarında Yunan Milli Bankası olarak kullanılan ve işgalin sona ermesinden sonra çok uzun yıllar İzmir Merkez Postanesi ve Paket Postanesi olarak hizmet veren iki katlı yapı 1890 - 1910 yılları arasında tüm Avrupa'yı etkisi altına alan ve "romantik süsleme akımı" olarak anılan Art Nouveau stilinin yansımalarını taşır.
İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşundan dört gün sonra 13 Eylül 1922 günü Basmane semtinde başlayan yangın, güneyden sahile doğru esen rüzgârın da etkisiyle hızla yayılıp kentin dörtte üçünü tahrip eder.
Ermeni Mahallesi tamamen yanarken, Rum ve Levanten mahallelerinin büyük bir kısmı da yok olur; Frenk mahallesinden yalnızca Belle Vue (Kordon) üzerindeki yapılardan bazıları ayakta kalır. Kordon’da faaliyet gösteren Avcılar Kulübü, Sporting Club ve Tiyatrosu, İzmir’in ilk sineması olan Pathe Sineması, Kraemer Tiyatrosu, İzmir’in en ünlü otellerinden Hotel Huck, Kraemer Palas ve Hotel Smyrna Palas, Club de Paris ve Club de Jardin gibi kentin sosyal ve kültürel yaşamında önemli yer tutan yapılar da çaresizce alevlere teslim olur.
Kıyı boyunca yaklaşık iki buçuk kilometre uzunluğunda ve bir kilometre enindeki bir bölgeyi etkisi altına alan yangın, geriye 2,5 milyon metrekarelik simsiyah ve korkunç bir harabelik bırakır.
“Körfezin gelini”ni “Ateşin gelini”ne çeviren yangın hiç kuşkusuz İzmir kentinin mekânsal görünümünde onulmaz yaralar açar. Kentin zenginliğini sağlayan ticaretin kalbinin attığı Gümrük ile Pasaport arasındaki alanda bulunan birçok bina da yangında kül olur. Bu bölgede ayakta kalan ve günümüze kadar gelen ender yapılardan biri de günümüzde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak hizmet veren binadır.
1891’den 1919’a kadar İzmir Ticaret Borsası olarak etkinliğini sürdüren, işgal yıllarında Yunan Milli Bankası olarak kullanılan ve işgalin sona ermesinden sonra çok uzun yıllar İzmir Merkez Postanesi ve Paket Postanesi olarak hizmet veren iki katlı yapı 1890 - 1910 yılları arasında tüm Avrupa'yı etkisi altına alan ve "romantik süsleme akımı" olarak anılan Art Nouveau (*) stilinin yansımalarını taşır.
Binanın dış cephesinde, dövme demir parmaklık elemanları, çarpıcı kapı saçağı ve söveleri çevreleyen bezemeler de Art Nouveau stilinin tipik ve çarpıcı örneklerindendir.
Giriş katında duvarlara gömülü büyük demir kasalar binanın borsa ve banka olarak kullanıldığı dönemlerin adeta tanığıdır.
Binanın giriş katında görülen, dokuz adet koçboynuzunu anımsatan İon tarzı başlıklı ve yivli gövdeli dökme çelik sütunlar sadece üst kata destek sağlamayıp aynı zamanda mekâna tarihsel bir hava da vermektedir. Giriş katının yüksek tavanları dikkat çekici yoğun alçı süslemelerle bezenmiştir.
Süslemelerde yumurta-ok silmelerinin, meander motiflerinin -ki adını Ege Denizi’ne kıvrıla kıvrıla akan ve eski adı Meandros olan Menderes Nehri’nin kıvrımlarından alan bir çeşit dik açılı ya da yuvarlak kıvrımlı süslemelerdir- ve palmetlerin cömertçe kullanıldığı görülmektedir. Ferforje avizelerin sarktığı alçı bezemeli tavan göbekleri iç mekânı zenginleştiren diğer unsurlardır.
Birinci kata, ahşap bir merdivenle çıkılmakta ve merdiven korkuluklarında hoş yaprak motifleri göze çarpmaktadır. Ulaşılan camekânlı giriş kapısında ise geometrik formlar mevcuttur. Binanın birinci katının tavanlarında yine alçı süslemeler ve pencerelerdeki dövme demir parmaklıklar dikkat çekicidir.
Uzun yıllar Paket Postanesi olarak kullanılan bina, 1996 yılında dönemin Turizm Bakanı Işılay Saygın’ın girişimleriyle Turizm Bakanlığı’na kazandırılmış ve iki yıllık bir restorasyon işlemi sonucunda 1998 yılının Temmuz ayında İl Turizm Müdürlüğü olarak hizmete girmiştir.
İkinci derece sit kapsamında olan binanın restorasyonu Turizm Bakanlığı’na mensup teknik elemanlar tarafından özveriyle gerçekleştirilmiş ve onarım çalışmaları sırasında taban döşemelerinden tavan süslemelerine kadar her şeyin aslına uygun yenilenmesine dikkat edilmiştir.
* Art Nouveau: 19. yüzyılın sonu ile 20. yüzyılın başında, Avrupa’da “Herkes için sanat, her yerde sanat” sloganı ile ortaya çıkan Art Nouveau (Ar nuvo olarak okunur ve Fransızca “Yeni Sanat” anlamına gelir) dekoratif süslemelerin ön plana çıktığı, kıvrımların, çiçek ve bitki desenlerinin, vitrayların sık sık kullanıldığı bir mimarlık akımıdır. Klasizme sırtını dönen Art Nouveau sanatçıları ilhamı öncelikle doğada aramışlar, bitkisel motifleri, kadın figürlerini, kıvrılan bükülen çizgileri akımın etkilediği her alanda kullanmışlar, bitkileri ve hayvanları düzenli kompozisyonlarda statik bir formda kullanan eskilerin aksine doğanın dinamik kuvvetlerini dile getirilmeye çalışmışlardır. Demirin yapı malzemesi olarak kullanılması (1889 Paris Fuarı için yaptırılan Eiffel Kulesi) mimari için önemli bir devrim hareketi olmuştur. Demir; metro girişlerinde, yapıların değişik bölümlerinde, günlük yaşam araç ve objelerinde hem fonksiyonel hem de süs olarak (ferforje) değerlendirilmiştir.
Kaynak: Yazı: Kaan Erge / İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
İZMİR İL KÜLTÜR VE TURİZM BİNASI-KONAK Fotoğraf Galerisi