Tarihi Mekanlar Kişisel Ansiklopedi Erol ŞAŞMAZ
  İZMİRİN İLÇELERİ
      URLA İLÇESİ
      TORBALI İLÇESİ
      TİRE İLÇESİ
      SELÇUK İLÇESİ
      SEFERİHİSAR İLÇESİ
      ÖDEMİŞ İLÇESİ
      NARLIDERE İLÇESİ
      MENEMEN İLÇESİ
      MENDERES İLÇESİ
      KONAK İLÇESİ
      KİRAZ İLÇESİ
      KINIK İLÇESİ
      KEMALPAŞA İLÇESİ
      KARŞIYAKA İLÇESİ
      KARABURUN İLÇESİ
      KARABAĞLAR İLÇESİ
      FOÇA İLÇESİ
      GÜZELBAHÇE İLÇESİ
      GAZİEMİR İLÇESİ
      DİKİLİ İLÇESİ
      ÇİĞLİ İLÇESİ
      ÇEŞME İLÇESİ
      BUCA İLÇESİ
      BORNOVA İLÇESİ
      BEYDAĞ İLÇESİ
      BERGAMA İLÇESİ
      BAYRAKLI İLÇESİ
      BAYINDIR İLÇESİ
      BALÇOVA İLÇESİ
      ALİAĞA İLÇESİ
  İZMİRİN ÖZEL MEKANLARI
  İZMİRİN CAMİLERİ
  İZMİRİN KİLİSELERİ
  İZMİRİN ANITLARI
  İZMİRİN HANLARI
  İZMİRİN HAMAMLARI
  İZMİRİN KAPLICALARI
  İZMİRİN ÇEŞMELERİ
  İZMİRİN SU KEMERLERİ
  İZMİRİN KÖPRÜLERİ
  İZMİRİN KALELERİ
  İZMİRİN SAAT KULELERİ
  İZMİRİN TÜRBELERİ
  İZMİRİN MEDRESELERİ
  İZMİRİN KERVANSARAYI

Mail listemize abone
olun, güncel
yayınlarımızdan
haberdar olun!

Bunun için,
Lütfen mail adresinizi girin.
  Ana Sayfa   |  Üye Kayıt   |  Üye Giriş   |  İletişim   
KARABURUN İLÇESİ

Karaburun, Urla Yarımadası'nın kuzeyinde kurulmuştur. İzmir Körfezi boyunca kuzey ve batı kıyıları güzel koylarıyla bir şerit halinde uzanır. İlçenin yerleşimi taş devrine kadar uzanır. Çakmaktepe mevkiinde yapılan kazılarda elde edilen buluntulardan Hititler Dönemi'nde buranın ileri bir kültür merkezi olduğu, daha sonra yöreye egemen olan Aiol, Lidya. Helen ve Roma uygarlıkları döneminde kültür ve ticaret merkezi olarak geliştiği bilinmektedir.

Karaburun, Türkiye'nin İzmir iline bağlı bir ilçe. Karaburun Yarımadası'nda bulunan ilçenin 1 beldesi ve 13 köyü vardır. İlin en küçük ilçesidir.
Karaburun ilçe merkezi Kaza, İskele, Burgaz Arkası ve Bodrum olarak 4 ana kısıma ayrılmıştır. İskele kazanın balıkçı barınağının bulunduğu yerdir. Aynı zamanda da akşamları insanların yürüyüş yaptığı kordon boyudur. Burgaz arkası daha çok yazlık evlerin olduğu kesimdir. Bodrum ise ilçenin en işlek plajının bulunduğu kısımdır.
Karaburun'da İskele'nin önünde Büyük Ada ve Burgaz Arkasına bakan Küçük Ada bulunmaktadır.

İzmir merkeze uzaklığı 106 km'dir. Merkezi aynı adlı yarımadanın kuzeydoğusundadır. İç denize bakan tarafının karşı kıyısında Foça, Küçükbahçe tarafında Çeşme ilçeleri yer alır.

TURİZM

Karaburun'un balık restoranlarının bulunduğu İskele'si
Her ne kadar doğal zenginlikleri itibari ile tatil turizminin tüm imkânlarına sahip olsa da, turistler açısından tenha denilebilecek bir durumdadır. Bunda en büyük etmen olarak çok virajlı ve dar yollara sahip olması gösterilmektedir. Tabii ki bu girintili çıkıntılı kıyı şeridi virajlar yanında birçok irili ufaklı koyları da beraberinde getirmektedir.

Karaburun konumu itibari ile açık denize baktığı için, suyun devirdaim içinde olması nedeniyle, temiz bir denize sahiptir. Lodoslu veya poyrazlı kötü hava şartları sebebiyle dalgalı ve çalkantılı durumlar dışında, deniz çok berraktır. Dik dağlık yapısı gereği kumsaldan çok kayalık yapıya sahip olan Karaburun, su altı zenginliği açısından dikkat çekmektedir. Bu yapısı ile tüplü ve tüpsüz dalış meraklılarının ilgisini çekmektedir. Balıkçılık ile ilgilenenler için de birçok imkân sunmaktadır.

Turizm sayfiye ağırlıklı olsa da, bahar aylarında açan yüzlerce çeşit çiçekler temiz hava ve doğa meraklılarını kendine çeker. Özellikle kelebek ve çiçek fotoğrafçılığı ve trekking ile ilgilenen yerli turistlerin vazgeçilmez ziyaret noktalarından biridir Karaburun yöresi.

Turist potansiyelini daha çok yazlığı olan yerli turistler oluşturmaktadır. Yabancı turistlere fazla rastlanmamaktadır. Buna bağlı olarak yazlık eğlenceye yönelik tesisleri sınırlıdır. Özellikle İskele mevkiinde deniz kenarındaki balık restoranları ve birkaç kafe dışında fazla tesis yoktur. İskele mevkiinin kuzeybatısında yaklaşık yarım mil açığında bulunan Büyük Ada turizme açık olup, ancak tekne kiralama ile ya da yerel halkın kendi tekneleri ile sağlanabilmektedir. Adada herhangi bir turistik tesis bulunmamakta sadece kuzey ucunda çakarlı deniz feneri bulunmaktadır. Adada ayrıca küçük keçi sürüsü de bulunmaktadır. Keçilerin mevcudiyeti ve sert hava koşulları yüzünden adada ağaç yetişmemekte, sadece maki tipi bitki türleri yetişmektedir. Adanın güneyinde poyrazdan korunaklı küçük bir koyu ve plajı vardır.

İlçede üç adet turistik otel bulunmaktadır. Bunu dışında konaklama için ağırlıklı olarak butik tip pansiyonlar, pansiyonlar ve ev pansiyonculuğu kullanılmaktadır.

Yaz aylarında öğleden sonra başlayıp hava kararıncaya kadar her gün düzenli esen imbat rüzgarına sahiptir.

EKONOMİ
Başlıca ticari ürünleri enginar, üzüm, nergis çiçeği, nar, narenciye, bademdir. Yöreye has olarak nitelendirilebilecek olan hurma zeytini ve kopanisti peyniri vardır.

Yörede ayrıca balıkçılık da köylüler tarafından ağ veya olta aracılığı ile yapılmaya devam etmektedir. Özellikle gezgin balık türlerinden kefalin ağ (yörece dalyan tipi denilen ve kazıklar arasına yerleştirilen yatay ağ düzeneği) ile avlanması oldukça yaygındır. Ağustos ve Eylül aylarında topan kefal avcılığı verimli geçer. Bunun yanında açık denizde kalamar, mercan, istavrit, kolyoz avcılığı da amatör olarak yapılmaktadır. Koylarda ise kıyıdan veya küçük tekneler ile amatör olarak sargoz, kupes, melanur, hani avcılığına sıkça rastlanır

Karaburun Köylerinde İskele Yerleşimleri

Köyler, tepelerin yamaçlarına ve ağırlıklı olarak denizden kolay görünmeyen noktalara eski zamanlardaki korsan tehlikesi yüzünden kurulmuştur. Bu nedenle, genelde her köyün, denize ulaşımı mümkün kılacak birer iskelesi vardır. Bu iskelelerin bir bölümü hala kullanılmakta ve geliştirilmektedir.

İskele yerleşimlerinden bazıları giderek, köylerden daha büyük hale gelmiştir. Örneğin; Mordoğan olarak bilinen yerleşim, aslında Mordoğan İskelesi'dir ve gerçek Mordoğan Köyü, denizden 2-3 km. içeridedir. Aynı şekilde; Denizgiren yerleşimi Küçükbahçe köyünün, Kaynarpınar yerleşimi İnecik köyünün iskeleleridir.
Mordoğan beldesinde bir Yat Limanı yapılmaktadır.

KARABURUN TARİHİ

Karaburun yarımadasındaki insan yerleşiminin çok eski olduğu sanılmaktad­ır.

Manastır Köyü yakınındaki eski civa madeninin bulunduğu Çakmak Tepe mevkiinde bulunan taştan yapılmış balta ve benzeri kesici aletlerden yola çıkılarak yerleşim tarihinin taş devrine kadar geçmişe uzandığı yönünde fikirler ileri sü­rülmüştür.

Yarımadada bazı yerleşimlerin Milattan 25-30 asır evvel yaşamış bulunan Hititler tarafından başlatıldığı ve devrin en ileri kültür merkezi olduğu zaman zaman iddia edilmektedir. Ardından bölgede Aiol ‘lar hüküm sürmüş, çeşitli istilalar yaşamış ve Karaburun’un bugünkü insanlarının ilk ataları olduğu söylenebilecek Folisyem’ler bölgede yerleşmiştir.

Karaburun’un ilk halkını bunlar teşkil etmektedir. İon’ların hakimiyetinden sonra Karaburun Lidya’lıların eline geçmiştir.

Milattan önce Makedonya Kralı Büyük İskender tarafından zaptedilmiş ve yine devrin sayılı kültür ve ticaret merkezi haline gelmiştir. Milattan Önce 27 de Romalıların eline geçen Karaburun, Milattan sonra 324’e kadar Roma hakimiyetinde kalmış, Roma İmparatorluğunun parçalanması ile Milattan sonra 4. Asırda Doğu Roma İmparatorluğuna dahil olmuş, bu devirde Türkler Karaburun’a girmişlerdir.

Karaburun’un büyük Türk beylerinden Çaka-Çakır Bey tarafından Bizanslılardan alındığı bilinmektedir. Fakat kesin tarihi belli değildir. 1081 den sonra olduğu muhtemeldir. Çaka Bey İzmir’i aldıktan sonra Türk donanmasıyla Karaburun’dan hareket ederek Midilli, Foça ve Sakız’ı almıştır.

Foça, Midilli ve Sakız adasının tarihi geçmişi ile paralel bir geçmiş fikrinin, Karaburun bölgesinde yaşanmış tarihsel süreçteki boşlukların anlaşılması yolunda açıklayıcı olabileceği düşünülebilir. Çaka Beyden sonra bir dönem için yeniden Bizanslıların eline geçen Karaburun’da, 1. Haçlı seferleri sırasında 1097’ den sonra İznik Krallığı ve 13. Yüzyılın 2. Yarısında Cenevizliler hakimiyeti ele almıştır.

1320 yılında Aydınoğulları hakimiyetine girmiş, 1344 yılında 2. Haçlı seferlerinde baskına uğramıştır. 1403 yılında Timurlenk tarafından zapdedilmiş fakat geri çekilmesinden sonra tekrar Aydınoğulları’na kalmıştır. Osmanlılarda fetret devri döneminde yönetimdeki boşluktan kaynaklanan sorunlara tepki olarak, Anadolu’daki ilk ayaklanma sayılabilecek Börklüce Mustafa ayaklanması patlak verir.

Aşık Paşazade olayı Şöyle nakleder:
“Simavna Kadısı oğlu İznik’e geldi. Mustafa Aydın eline vardı . Oradan Karaburun’a vardı. Aydıneli halkının çoğunu kendine döndürdü. Bu taraftan Simavna Kadısı oğlu işitti ki Börklüce’nin hali ilerledi. İznik’ten kaçtı. İsfendiyar Beğ’e vardı. Oradan gemiye bindi. Eflak’a gitti. Bu yana geldi. Ağaç Denizine girdi. Börklüce ile ittifakı vardı. Sultan Mehmet dahi Beyazıt Paşayı ve Oğlu Murat Hanı birlikte gönderdi. Vardılar Karaburun’da Börklüce ile buluştular. Büyük savaş yapıldı. İki taraftan hayli adam kırıldı. Sonunda savaş sırasında Börklüce’yi paraladılar. O ili araştırıp gözden geçirdiler. Giderilecek adamları giderdiler. Bey kullarına Timar verdiler. Bu isyanda Börklüce’nin yanındaki müritlerinin sayısı 5 bin civarındadır.
Börklüce’nin maksadı Anadolu ve Rumeli’deki kargaşalıktan faydalanarak Osmanlı Devletini gafil avlamak ve bu suretle kendisini şah olarak kabul ettirmek idi. Bu maksatla yine aynı tarihlerde Manisa’da da Torlak Kemal tarafından bir isyan teşebbüsü vardır. Fakat Karaburun’daki kadar büyük olmamıştır.

Börklüce’nin isyanı haber alındıktan sonra üzerine ilk olarak İzmir sancakbeyi Aleksander gönderilmiş, bundan sonra Timurtaş Paşazade Ali Beğ aynı vazife ile görevlendirilmişlerdir. Ancak her iki kuvvet te Börklüce karşısında yenilmişlerdir. Bunun üzerine büyük bir kuvvetle Beyazıt Paşa vazifelendirilir.

İsyan bu kuvvetlerle bastırılarak Karaburun 1414 tarihinde Osmanlı topraklarına katılır.

Fetihle beraber Sığla Sancağına bağlanan Karaburun, Kaptan Paşa eyaletine tabi tersane Kethüdası hassı olarak uzun zaman kalmıştır. Evliya Çelebi burasının İzmir Mollasının arpalığı olduğunu ve 150 akça kaza olduğunu söyler.

Karaburun kazası daha sonra Halil Hamit Paşanın sadrazamlığı döneminde bu zatın vakfına dahil olmuştur. Bu durum 1. Abdülhamid zamanına kadar böylece devam eder. Halil Hamid Paşa’nın sadaretten azledilmesiyle beraber Karaburun Mukataası da vakfından diğer envali gibi müsadere edilerek alınmıştır.

I. Dünya Savaşı sırasında 15 Mayıs 1919 da Yunanlılar tarafından raptedilmiş, 17 Eylül 1922 yılında düşman işgalinden kurtarılmıştır.

Yunan işgalinden önce yarımada da bulunan Rumlar işgal sırasında bilhassa Sakız Adasından gelerek daha da çoğalmışlardır. Karareis, Denizgiren, Sazak, Eğriliman ve Tekke tamamen Rumlardan oluşmuştur. Küçükbahçe, Salman, Parlak (Boynak), Hasseki, Tepeboz, Merkez, Kalecik, Saip, Ambarseki, Mordoğan ve Çatalkaya köylerinde de Rumlarla Türkler bir arada yaşamışlardır. İstiklal Savaşı’ndan sonra giden Rumların yerine Selanik ve Kavala'dan gelen göçmen Türkler yerleştirilmiştir. Gelen nüfus giden nüfustan az olduğundan Rumlarla Türklerin beraber olduğu köylerde iskan edilmiş, Rum köyleri boş kalmıştır.

Uzun yıllar Çeşme ilçesine bağlı bucak hüviyetinde olan Karaburun 1910 da Çeşme ilçesinden ayrılarak bağımsız ilçe haline gelmiştir.

Ahırlı (Ahurlu) olan eski adı daha sonra Karaburun olarak değiştirilmiştir
KARABURUN İLÇESİ Fotoğraf Galerisi